abercrombie and fitch

melankomik
normal bir tişörte vereceğiniz paranın 12 katını verip o normal tişört kadar giyemeceğiniz bir tişört almak için ideal bir marka. ben de bir mağaza açacam, pazardan 2 liraya aldığım tişörtleri 100 liraya satacam. fiyat = kalite. köşe olurum valla.
dccl
amerika’da oldukça moda olan şu aralar türkiye’de de moda olan tshirt illa yüksek rakamlar vermenize gerek yok gittigidiyor’da gayet makul fiyatlara alabilirsiniz.
john maynard keynes
gerek kesimleri gerekse kullanilan malzeme ile gonlumde taht kurmus marka,kabul etmek gerekirki gayet pahalidir,fakat sahsi gorusum verilen paraya degecegi yonundedir.
angelus
tshirtleri tüm halk pazarlarında satılan markadır. öylesi yaygın bir tüketici profili vardır, tiki markası diyen halt etmiştir nezdimde.
nerobianco
ülkemizde satılan orjinalleri ciddi fiyatlara satılır.amerikada yaşayan birinin 20 dolar verdiği tshirt ülkemizde 70 lira nın altında zor bulunur.kumaşları kaliteli ve tasarımları şıktır.seviyoruz evet.
elma sekeriiii
her yerde kolpası kaynayan marka.

yalnız ben farkettim de, en son fransa gümrük kapısındaki çikolata faciasından sonra
----spoilgiller----
ki bu olayda türkler mükemmel derecede benzetmi$lerdir bu cikolatayı orjinaline. bir tek üzerindeki etiketi eksikmi$ ordan anlamı$lar kolpa oldugunu
----spoilgiller----
türkler gercekten bu i$te ba$arılar.
bir yerde gördüm abercrombie markalı sweatshirt, kuma$ı yaması her $eyi kalite duruyordu ve birebir aynıydı. hakikaten güzeldi.
türkler hem fiyakasını hem de kalitesini tutturuyor arkada$lar, dogruya dogru.
aello
marka giyme takıntısı olan çoğu kimsenin giydiği marka. türkiyede pek çok insan koştura koştura amerikalara kadar gelip yeni sezon alışverişi yapar, bu ne saçmalıktır, çüştür.
elma sekeriiii
ny 5. cadde üzerindeki $ubesi woow üzerinden oh$’tur.

magaza önünde bir kuyruk farkedersiniz. bu ne ola ki diye önünden gecmeye karar verirsiniz, gördügünüz "$aheser" kar$ısında kafayı 2. defa o yöne dogru cevirme arzusu duyarsınız.
vücudu üçgen $eklinde, sütlü çikolata tadında, yarıcıplak olan manken size göz kırpar.

allah’ım bunu da mı sen yarattın?! $eklinde, alakanız olmasa dahi içeri girme istegi duyarsınız.
bu yarı cıplak ilahın yanında, aynı $ekilde bikinili bir fıstıgın durdguunu da söylememe gerek yok sanırım. tribünlere süper oynuyor bu herifler.
neyse içeri girme yollarını ararsınız. o da ne? magaza giri$inde sıra vardır. en sonda da siz. içerisi cok kalabalık oldugundan ötürü sırayla insanları almaktadırlar.
neyse sırada beklerken önünüzde 2 türk vardır. biri digerine:
-lagn hani ekonomik kriz vardı? bunlar ekonominin a. koymu$ arkada$!
adam haklı.

içerden her çıkan 2 tane abercrombie cantasıyla cıkıyor. heralde cok ucuz yahu, sıra da var baksana diye dü$ündüm.

ya $unu söylemeliyim, buraya ucuz falan diyen bok yemi$ arkada$. yok öyle bir $ey. bir tek ucuz olan $ey sweat-shirtleri dir. onlar da 30 dolardan ba$lar. kıcı kırık bir etek sordum 100 dolar dedi stand görevlisi olan yakı$ıklı, onun hatrına da olsa alamazdım. e zaten fiyatı duydugumda ruhumu teslim ediyodum ben orada.
baktım ben daha cok dumur olacagım burda, kendimi zar zor dı$arı attım. en son hatunun biri 50 dolarlık tshirt’ü digerinin elinden cekiyordu.

allah akıl fikir dagıtsın bunlara.

ha ama parfümleri gercekten güzeldir. onlardan alınmalı bak.
pinhan
londra’daki magazasi da pek bir basarilidir efendim. sorarsiniz, sorarsiniz kimse bilmez yerini. ara sokaklardan birindedir. disinda da ne bir tabela ne de bir sey gorursunuz. sonra fark edersiniz ki iste aradiginiz yer oradadir. kapiya yaklasirsiniz ve bodyguard tipli adamlar acarlar kapiyi sizi iceri buyur ederek. sonra hemen karsida yari ciplak tas gibi bir hatun ile yari ciplak tas gibi bir delikanli bekler. kiz oldugunuzu gorunce eline yari ciplak hatun alir kamerayi ve manken yakisikli ile fotografinizi cekip hemen verir size. erkekseniz de atlar yakisikli manken, guzel hatunla fotografinizi cekip verir size. sonra yavastan iceri dalarsiniz. gece kulubundesinizdir sanki. guzel kizlar nispeten daha az olmakla beraber cogunlukla yakisikli erkek modelimsi sahsiyetlerle doludur icerisi. birebir ilgilenirler. reyonlara gotururler. illa ki bir sey alacaksinizdir. o kadar cok ilgilenirler ki siz sahsin kendisine odaklanmisken sasirip kalirsiniz, kendinizi kasada bulursunuz. urunlere dokundukca ya da uzerinizde denedikce turkiye’de gerek tiffany gerek boyner ya da ykm’lerde satilan urunlerin bile sahte oldugundan yuzde yuz emin olursunuz. dolayisiyla turkiye’de bu urunu giyen sokaktaki her on kisiden sekizi aslinda gayet cakma urun tasiyicisidir. londra magazasi amerikaya gore daha pahalidir. amerikada bilmem kac dolarsa londrada ayni miktarda pound’tur. dolayisiyla da kur farkindan size girer.

velhasil gerek shortlari gerek tisortleri ve en cok da montlari olaganustu guzelliktedir.
esrakesh
bilboardlardaki reklamlarında falan erkek modellerini giydirmek yerine soyundurmayı tercih eden giysi markası.zira ben daha yarı cıplak olmayan bir erkek modelini gormedim tanıtımlarında.
janiss
çakmalarıyla yılların çakma birinciliğini adidas’a bile kaptırmayan nike’ı bile solda sifir bırakan giyim markası.
nerobianco
iyice ayağa düşürülmüştür. gider 400 tl verip mont alırsınız epey bir benzeri 20 liraya sokakta satılmaktadır. gerek yoktur bu markaya artık.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol